Pazar , Aralık 4 2016
Başlangıç / Sorular / Network marketing caiz midir

Network marketing caiz midir

Sponsorlu Bağlantılar

Network marketing caiz midir

Soru

Hocam 880 TL ye piyasadaki emsalleriyle aynı fiyatta mont alarak üye olunan ve aynı şekilde 2 kişinin üye olmasına aracı olarak onlarında aracı olduğu üyelerden zincirleme şekilde para kazandığımız ve kazandığımız her paradan devlete %20 vergi verdiğimiz bir ticaret sistemi caiz midir? (Network Marketting) Giren hekesin onun ve aracı olduğu kişilerden üsttekilerin para kazanacağından haberi var.

Cevap

Selamun aleykum kardeşim. Mümin için helal olan iş ve ticaret esas olmalıdır. İlk bakışta bu iş helal bir iş gibi gözükse de ayrıntısına bakıldığı zaman bu işin daha sonra haksız bir kazanca dönüştüğü açıkça görülmektedir. Bu konuda Diyanetin vermiş olduğu ve yayınlamış olduğu görüşü okumanızı tavsiye ederim.

EK BİLGİ

Network Marketing hakkında Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu’nun mütalaası şöyledir:

“Network marketing” (internet üzerinden satış) diye adlandırılan sistem belli bir malın satın alınarak ilgili pazarlama şirketine “üye” olunması, her üyenin zincirleme yeni üyeler bulması, bu yolla bir üye/müşteri ağının oluşturulması ve her üyenin, bu ağı oluşturan müşterilerden kendi altında bulunanların ödediği üyelik aidatının (satın aldığı mal karşılığı şirkete ödemiş olduğu paranın) belli bir kısmına sahip olması esasına dayalı olarak işlemektedir.

İlk bakışta sistem, mal pazarlaması esasına dayalı yani temelde bir alım satım işlemine benzer görünmekte ise de sistemin detaylarına inildiğinde haksız kazanca kapı aralayabilecek bir yapının varlığı fark edilmektedir. Şöyle ki;

İlgili şirketin bir ürününü satın alan kişi ilke olarak bu ürünü ihtiyacı olduğu için değil, adı geçen şirkete üye-müşteri olmak ve sonra da bulacağı yeni üye-müşterilerin yapacağı ödemelerden belli bir pay elde etmek için satın almaktadır. Bu kişinin söz konusu payı elde edebilmek için başka üye-müşteriler bulması, bu payın daha da büyümesi için, yeni üye-müşterilerin de başka üye-müşteriler bulması ve bu zincirin sürüp gitmesi gerekmektedir. Görüldüğü üzere sistem görünüşte mal pazarlama gibi ise de aslında yeni üye-müşterilerin yatıracakları sıcak para havuzundan pay alma esasına dayalı bulunmaktadır. Bu durumda yapılan işlem sadece şeklen alışveriş olmakta ve satın alman mal bir ihtiyacı kaşılamaktan çok yatırılan sıcak paranın paravanı işlevini görmektedir. Bütün olarak düşünüldüğünde yeni üye-müşteriler bulmak, para kazanma hevesindeki başka insanları bir şekilde ikna etmek ve onlara -aslında hiç de ihtiyaç duymadıkları- malları satmak anlamına gelmektedir.

Diğer taraftan sistem, insanları heyecanlandıran vaatlere dayalı olarak çalıştığı için satış veya üye kaydetmede ortaya çıkan ani tırmanış ve düşüşler kaygan bir zemin oluşturmaktatır. Bu durum iş hayatında var olan normal risk unsurunudan farklı bir nitelik arz etmekte, spekülasyonlara açık bulunmaktadır. Ayrıca önceki üye-müşterinin bulduğu üyeden alınan paradan pay alışı, komisyon gibi değerlendirilebilir görünmekte ise de, sisteme daha sonra giren alt üye-müşterilerin ödediği paralardan da pay alması, onun aldığını komisyon olmaktan çıkarmaktadır.

Sadece yeni üyeler kaydetme esasına dayalı bu sistem, kaydedilecek yeni üyelerin istismarına kapı aralayabilecek niteliktedir. Yalnızca sisteme ilk katılan çok küçük bir azınlık kazanabilmekte, sonradan katılanların kazançları ise temel özelliği itibari ile “yüksek risk”e maruz kalmaktadır.

Sistemin aksamadan nihâi olarak çalışması söz konusu olmayacağına göre uzun vadede müşteri bulma işleminin tıkandığı noktada üye olmuş olan geniş bir kitlenin paraları ilgili şirket ve onun üst düzey müşterileri açısından haksız kazanca dönüşebileceketir.

Yukardaki mülahazalarla “Network Marketing” diye adlandırılan sistem üzerinden işlem yapılmasının haksız kazançtan sakınmak, kazancın meşru mal, hizmet, üretim ve emeğe dayanması, zarar vermeme ve zarar görmeme gibi genel ilkelere uygun düşmediğinden caiz olmayacağı mütalaa edilmiştir.

KAYNAK: 29.12.2009 tarih, B.02.1.DIB.0.10.105-1300 sayı ve Dini Soru konulu resmi belge.

Sponsorlu Bağlantılar

Bir önceki yazımız olan Evlenemiyorum ama evlenmek istiyorum başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

İlgini Çekebilir

Teşrik tekbiri kazası

Sponsorlu Bağlantılar Teşrik tekbiri kazası Soru Selamun aleykum hocam. Teşrik tekbirleri unutulunca getirilmesi gereken günler …

Namazda tekbir almak

Sponsorlu Bağlantılar Namazda tekbir almak Soru Vitirde sureyi unutup Allaha ekber deyip ara tekbiri verip …

2 Yorumlar

  1. Aleyküm selam hocam. Bu konuda kafam çok karışık. Bazı hocalar caiz bazı hocalar caiz değil demiş. Bu işten para kazanıyorum ve haram paradan korkarım. Eğer bir günahı varsa bırakayım. Diyanetin yazdığı tam olarak benim işimin cevabını vermemiş. Çünkü şirket satışı yaparken ürün + distribitörlük hakkı satıyor. Nasıl diğer büyük firmalar bi distribitörlük veriyorsa burda da aynı durum. Satın alan kişi distribitörlüğü ve ürünü satın alıp şirketin marka elçisi oluyor. Tabi ki bir para kazanamama riski var yukarıda bulunan kişilerde bu riske ilk girdiğinde dahildi. Bir de burası bence çok önemli ince bir nokta şirket benim yeni yaptığım üyenin cebinden parayı alıp bana vermiyor üyeye satış yapıyor kendi ettiği kârdan bana pay veriyor. Emek kısmında da bu işte ciddi bir emek var. Ben aldığım her üyeyle sürekli ilgileniyorum bildiğim her şeyi öğretiyorum. Toplantılar düzenleniyor. En üstteki kişi bile hala emek veriyor zaten tanıdığım kadarıyla hepsi güzel müslüman insanlar. Şunu da düşündüm hocam. Belki 1000. üyemi tanımayacağım ilgilenemeyeğim ama onunla çalışacak, ilgilenecek ve benim tarafımdan yetiştirilmiş 500. üyem olacak. Bunu da Samsung’un sahibinin benim mahallemdeki samsung mağazasının çalışanlarını tanımadığı gibi düşünüyorum. Ayrıca bu iş tekerlekli sandalye de oturanından tut yardıma muhtaç insanlara bile fırsat veriyor bu şekilde düzgünce çalışıldığı zaman sevap olacağını bile düşünüyorum. Hocam en kısa zamanda cevabınızı bekliyorum. Yüzlerce kişinin ekmeği bu cevaplara bağlı.

  2. Misafir kardeşin anlattığı gibi ise bu caizdir ama bir sürü sakıncaları var yani görünmeyen ve herkes tarafından bilinmeyen gerçekler var.

    Diyanet, Nureddin Yıldız (hocam) Hayrettin karaman hoca, Cübbeli Ahmet hoca hepsi haram veya şüpheli fetvasını vermişler.
    O sistemin helal olmasında şüphelerimiz vardır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.