Salı , Aralık 6 2016
Başlangıç / Sorular / Kuran’a gore dogru bilginin kaynagi nedir

Kuran’a gore dogru bilginin kaynagi nedir

Sponsorlu Bağlantılar

Kuran’a gore dogru bilginin kaynagi nedir

Soru

Selamun aleykum hocam. Doğru bilgi nedir nasıl anlaşılır? Kuran’a göre doğru bilginin kaynağı nedir nasıl bilinir? Teşekkür ederim.

Cevap

Aleykum selam kardeşim. Allah’u teala insana her zaman ilmi, bilgiyi ve her türlü faydalı olabilecek araştırmalarda bulunmayı öğütlemiştir. Kuranı kerimin de ilk ayeti aslında açıkça ilmi, öğrenmeyi ve bilgiyi istemiştir. Bu kısa sorunuzun cevabını özet olarak açıklamaya çalışalım. Kuranı kerim bizlere bilgi edinme yollarını iki şekilde tarif eder. Bu iki temel bilgi edinme yolu şöyledir:

1. Bilimsel bilgi

Bilimsel bilgi, ölçülebilen olaylar ve oluşumları inceler. Yağmur nasıl oluşur? Su nasıl, kaç derecede kaynar? Bir canlı nasıl oluşur? Buna benzer konular bilimin alanına girer.

Bilimsel bilgi deneye dayanır; ezberden ya da geleneksel kabullere göre sonuca varmaz. Olayın veya oluşumların nedenlerini derinlemesine inceler ve bunları bulmaya çalışır.

Bilimsel bilgi, varlıklar arasındaki ilişkinin nasıl olduğunu araştırır. Sorduğu soru, çoğunlukla “nasıl” sorusudur.

2. Dini bilgi

Dini bilgi, Allah’ın gönderdiği kutsal kitaplara ve peygamberlerin sözlerine dayanır.
Dini bilgiler, yönlendirici bilgilerdir. İnsan inançlarını ve davranışlarını arıtmayı ve yüceltmeyi amaçlar. Ahlaki kuralların ve değerlerin kaynağıdır.

Kuran’da geçen bilgi ile ilgili Ayetler:

Ve onlar, sana indirilene, senden önce indirilenlere iman ederler ve ahirete de kesin bir bilgiyle inanırlar.
(BAKARA SURESİ / 4)

Dediler ki: “Sen yücesin, bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yok. Gerçekten sen, her şeyi bilen, hüküm ve hikmet sahibi olansın.”
(BAKARA SURESİ / 32)

Bilgisizler, dediler ki: “Allah bizimle konuşmalı veya bize de bir ayet gelmeli değil miydi?” Onlardan öncekiler de onların bu söylediklerinin benzerini söylemişlerdi. Kalbleri birbirine benzedi. Biz, kesin bilgiyle inanan bir topluluğa ayetleri apaçık gösterdik.
(BAKARA SURESİ / 118)

Onlara peygamberleri dedi ki: “Allah size Talut’u (melik olarak) gönderdi.” Onlar: “Biz hükümdarlığa, ona göre daha çok hak sahibiyken ve ona bir mal (servet) bolluğu verilmemişken, nasıl bizi (yönetmek üzere) hükümdarlık (mülk) onun olabilir?” dediler. O (şöyle) demişti: “Doğrusu Allah size onu seçti ve onun bilgi ve bedenî gücünü arttırdı. Allah, kime dilerse mülkünü verir; Allah (rahmeti ve gücü) geniş olandır, bilendir.”
(BAKARA SURESİ / 247)

İşte sizler böylesiniz; (diyelim ki) hakkında bilginiz olan şeyde tartıştınız, ama hiç bilginiz olmayan bir konuda ne diye tartışıp-duruyorsunuz? Oysa Allah bilir, sizler bilmezsiniz.
(AL-İ İMRAN SURESİ / 66)

Kitap Ehlinden öylesi vardır ki, bir kantar emanet bıraksan onu sana geri verir; öylesi de vardır ki, ona bir dinar emanet bıraksan, sen, onun tepesine dikilip durmadıkça onu sana ödemez. Bu onların “ümmiler (zayıf ve bilgisizler veya Ehl-i Kitap olmayanlar) konusunda üzerinizde bir yol (sorumluluk) yoktur” demiş olmalarındandır. Oysa kendileri (gerçeği) bildikleri halde Allah’a karşı yalan söylemektedirler.
(AL-İ İMRAN SURESİ / 75)

Ve: “Biz, Allah’ın Resulü Meryem oğlu Mesih İsa’yı gerçekten öldürdük” demeleri nedeniyle de (onlara böyle bir ceza verdik.) Oysa onu öldürmediler ve onu asmadılar. Ama onlara (onun) benzeri gösterildi. Gerçekten onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, kesin bir şüphe içindedirler. Onların bir zanna uymaktan başka buna ilişkin hiç bir bilgileri yoktur. Onu kesin olarak öldürmediler.
(NİSA SURESİ / 157)

Onlar hâlâ cahiliye hükmünü mü arıyorlar? Kesin bilgiyle inanan bir topluluk için hükmü, Allah’tan daha güzel olan kimdir?
(MAİDE SURESİ / 50)

Eğer o ikisi aleyhinde kesin olarak günahı hak ettiklerine ilişkin bilgi sahibi olunursa, bu durumda haksızlığa uğrayanlardan iki kişi -ki bunlar buna daha hak sahibidirler- öbürlerinin yerine geçerler ve: “Bizim şehadetimiz o ikisinin şehadetinden şüphesiz daha doğrudur. Biz haddi aşmadık, yoksa gerçekten zulmedenlerden oluruz” diye Allah’a yemin ederler.
(MAİDE SURESİ / 107)

Allah, elçileri toplayacağı gün, şöyle diyecek: “Size verilen cevap nedir?” Onlar da: “Bizim bilgimiz yoktur; şüphesiz görünmeyenleri (gaybleri) bilen Sen’sin Sen.”
(MAİDE SURESİ / 109)

Böylece İbrahim’e, -kesin bilgiyle inananlardan olması için- göklerin ve yerin melekûtunu10 gösteriyorduk.
(EN’AM SURESİ / 75)

Cinleri Allah’a ortak koştular. Oysa onları O yaratmıştır. Bir de hiç bir bilgiye dayanmaksızın O’na oğullar ve kızlar yakıştırıp-uydurdular. O ise nitelendiregeldikleri şeylerden yücedir, uzaktır.
(EN’AM SURESİ / 100)

Çocuklarını hiç bir bilgiye dayanmaksızın akılsızca öldürenler ile Allah’a karşı yalan yere iftira düzüp Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiklerini haram kılanlar elbette hüsrana uğramışlardır. Onlar, gerçekten şaşırıp sapmışlardır ve doğru yolu bulamamışlardır.
(EN’AM SURESİ / 140)

Deveden iki, sığırdan da iki. De ki: “İki erkeği mi haram kıldı? Yoksa iki dişiyi mi ya da o iki dişinin rahimlerinin, kendisini kapsadığı (yavruları) mı? Yoksa Allah, bunları sizlere tavsiye ettiği zaman şahid miydiniz?” Hiç bir bilgiye dayanmaksızın insanları saptırmak için Allah’a karşı yalan uydurup iftira düzenden daha zalim kimdir? Şüphesiz Allah, zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.
(EN’AM SURESİ / 144)

Andolsun, biz onlara bir Kitap getirdik; iman edecek bir topluluğa bir hidayet ve bir rahmet olmak üzere bir bilgiye dayanarak onu çeşitli biçimlerde açıkladık.
(A’RAF SURESİ / 52)

Sponsorlu Bağlantılar

Bir önceki yazımız olan Evlenemiyorum ama evlenmek istiyorum başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

İlgini Çekebilir

Mumsema nedir

Sponsorlu Bağlantılar Mumsema nedir Soru Arkadaşlar merhabalar. Mumsema nedir? Lütfen sizden ricam bu soruma doğru …

Bedir uhud nedir

Sponsorlu Bağlantılar Bedir ve uhud nedir ne anlamlara gelir kısaca yazınız. Bedir ve Uhut, peygamber …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.