Cumartesi , Aralık 3 2016
Başlangıç / Sorular / Kafirleri öldürün ayetinin açıklaması

Kafirleri öldürün ayetinin açıklaması

Sponsorlu Bağlantılar

Kafirleri öldürün ayetinin açıklaması

Soru

Selam ve dua ile. Kafir bir arkadaşım bane dediki hocam ben müslümanım ayrıca dediki Kuran’da kafirleri öldürün diyor sesi. Benim sucum ne ben kimim ki bir şey mi yapıyorum beni neden öldürüyorsunuz? İslam dinini şiddet olarak görüyorum dedi. Ben bilgilerim doğrultusunda cevap verdim. Bir de sizden duymak istiyorum. Bir de insanlar Medine’de birbirini eziyorlar madem tek tanrı neden Kabe’yi öpüyorlar bu putlaştırmak değil mi dedi ben yine cevap verdim tabi anlattım. Bir de sizden duyayım. Ardadaş müslümandı şamanist şu anş.

Cevap

Selamun aleykum kardeşim. Bu ayeti kerime o günkü şartlarda emredilmiştir ve müşriklerle kafirler savaş halinde idiler. Bu ayeti kerime, o günkü müşriklerle savaşmayı emretmektedir. Ancak günümüzde de İslam toplumuna saldıran olursa, o bölge halkının kendilerine savaş açan kafirlerle savaşması farzdır.

Sorduğunuz ayeti kerimede Bakara suresi 191 de şöyle buyrulmuştur:
Onları nerede yakalarsanız öldürün. Sizi çıkardıkları yerden (Mekke’den) siz de onları çıkarın. Zulüm ve baskı, adam öldürmekten daha ağırdır. Yalnız, Mescid-i Haram yanında, onlar sizinle savaşmadıkça, siz de onlarla savaşmayın. Sizinle savaşırlarsa (siz de onlarla savaşın) onları öldürün. Kâfirlerin cezası böyledir.
Serçe parmağının ucuna bakarak bir insanın resmini çizmek ne kadar yanlış bir sonuç doğurursa, bir tek ayetin sadece mealine bakarak Kur’an hakkında hüküm vermek de en az onun kadar yanıltıcı olur.

Bazı yazarların dillerine doladıkları ve İslam’ın evrenselliğine, toleransına, ondaki engin fikir hürriyetine perde çekmek için yanlış yorumladıkları bir ayet-i kerime var:

“Onları bulduğunuz yerde öldürün. Sizi yurtlarınızdan çıkardıkları gibi siz de onları çıkarın. Fitne çıkarmak adam öldürmekten daha kötüdür……” (Bakara,191)

Konunun tahliline geçmeden önce bazı Kur’an hükümlerini hatırlamak gerekiyor. Ta ki, Kur’anın gerçek maksadı anlaşılsın ve bu ayetin de gerçek yorumu ortaya konulabilsin.

Konuyla yakından ilgili bir ayet-i kerime: “Dinde ikrah (zorlama) yoktur. Doğruluk sapıklıktan cidden ayrıldı…..” (Bakara, 256)

Bu ayetin tefsirinde, ayet-i kerimeye “Zorlama denen şey dinde yoktur.” manası da verilerek, “Sadece dinî konularda değil, hiçbir konuda zorlamaya izin yoktur.” denilmiştir.

Aynı gerçeği ders veren bir başka ayet: “Eğer Rabbin dileseydi yeryüzündekilerin hepsi elbette iman ederlerdi. O halde sen, inanmaları için insanları zorlayacak mısın?” (Yûnus, 99)

Demek oluyor ki, Peygamberlerin görevi ve Kur’anın hedefi hakkın ve hakikatin tebliğ edilmesi, duyurulmasıdır. İnsanlar bu dünyaya imtihan için gönderilmişlerdir. İmtihanın vazgeçilmez bir gereği de kişinin doğru ve yanlış yoldan birisini kendi iradesiyle seçebilmesidir. Zorlama iradeyi yok edeceğinden imtihanın da bir manası kalmaz.

Kuranı kerim bir ayet sadece meali okunarak hüküm çıkarılamaz. Her bir ayetin nüzul sebebi ve tefsirini iyice okunup anlaşılması lazım. Belli ki arkadaşınız bu şekilde gelişigüzel bir şekilde sormuştur. Sizin yapmanız gereken ve anlatmanız gereken budur. Kabe’ye mülümanlar tapmazlar. Kabe tarihte defalarca yıkılmış ve tekrar inşa edilmiştir. Mukaddes olan üzerinde bulunduğu alandır.

Sponsorlu Bağlantılar

Bir önceki yazımız olan Evlenemiyorum ama evlenmek istiyorum başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

İlgini Çekebilir

Teşrik tekbiri kazası

Sponsorlu Bağlantılar Teşrik tekbiri kazası Soru Selamun aleykum hocam. Teşrik tekbirleri unutulunca getirilmesi gereken günler …

Namazda tekbir almak

Sponsorlu Bağlantılar Namazda tekbir almak Soru Vitirde sureyi unutup Allaha ekber deyip ara tekbiri verip …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.